Randevu Alın
Meme Kanseri

Neoadjuvan Kemoterapi Sonrası Sentinel Biyopsi: 2.407 Hastada Nüks Sonuçları (NEOSENTITURK)

Başlangıçta koltuk altı lenf bezi tutulumu olan, kemoterapiden sonra bezleri normale dönen 2.407 hastada sentinel biyopsi sonrası nüks oranları ve nükse işaret eden risk faktörleri.

Doç. Dr. Ebru Şen · 2 dk okuma
Neoadjuvan Kemoterapi Sonrası Sentinel Biyopsi: 2.407 Hastada Nüks Sonuçları (NEOSENTITURK)

Bu sayfa, Doç. Dr. Ebru Şen’in yazarlar arasında yer aldığı hakemli bilimsel yayının Türkçe özetidir. Hasta bilgilendirmesi amacıyla hazırlanmıştır; kişisel tedavi kararı yerine geçmez. Tam metin için aşağıdaki PDF’e bakabilirsiniz.

  • Dergi: Annals of Surgical Oncology, 2025;32:952-966
  • Yazarlar: Cabioglu N, Karanlik H, Igci A ve ark. (Türkiye çok merkezli NEOSENTITURK çalışma grubu; Ebru Şen ortak yazar)
  • DOI: 10.1245/s10434-024-16472-6

Kısaca

Meme kanserinde başlangıçta koltuk altı lenf bezlerine yayılım (klinik N+) saptanan bir hastaya önce kemoterapi (neoadjuvan tedavi) verilir. Tedaviyle bezler küçülüp kliniğe normal göründüğünde, tüm koltuk altı bezlerini almak yerine yalnızca sentinel lenf nodu biyopsisi yapılabilir mi? Bu geniş çalışma, bu yaklaşımın güvenliğini ve nükse işaret eden faktörleri inceledi.

Çalışma nasıl yapıldı?

Türkiye’deki çok sayıda merkezin katıldığı geriye dönük (MF18-02) ve ileriye dönük kayıt (MF18-03, NCT04250129) çalışmaları birleştirildi. Başlangıçta koltuk altı bezi tutulumu olan, kemoterapi sonrası klinik olarak bezleri normale dönen ve sentinel biyopsi yapılan 2.407 hasta incelendi. Hastaların büyük bölümünde tümör küçüktü (%79,1’i T1–T2) ve bez tutulumu sınırlıydı (%80,7’si N1). Ortanca izlem süresi 41 aydı.

Neler bulundu?

  • Bölgesel (göğüs duvarı ve komşu bezler dâhil) nüks oranı %1,83, koltuk altında nüks oranı %0,37 bulundu.
  • Yalnızca sentinel/hedefli aksiller diseksiyon yapılan 1.470 hasta ile tüm koltuk altı bezlerinin çıkarıldığı 937 hasta arasında koltuk altı nüksü açısından anlamlı fark görülmedi.
  • Koltuk altı nüksü ile ilişkili faktörler: 45 yaşından genç olmak, tümörün luminal olmayan biyolojik tipte olması ve kemoterapi sonrası memedeki tümörün tam olarak kaybolmaması (patolojik tam yanıt alınamaması).
  • Hastalıksız sağkalımı olumsuz etkileyen faktörler: tümörün başlangıçta büyük olması (T3–T4), memede tam yanıt olmaması, ameliyat sonrası bezlerde tümör kalması ve luminal olmayan tip.
  • Ameliyatta bezlerde tümör bulunmayan, yalnızca izole tümör hücresi ya da mikrometastaz bulunan ve tek bez tutulumu olan gruplar arasında sağkalım farkı çıkmadı; ancak dört ve daha fazla bezin tutulduğu (ypN2–N3) hastalarda sağkalım belirgin düştü.

Sonuç

Çalışma, uygun seçilmiş hastalarda kemoterapi sonrası koltuk altı cerrahisinin küçültülebileceğini destekleyen büyük bir kayıt verisi sunuyor. Genç hastalar, luminal olmayan (örneğin HER2 pozitif veya üçlü negatif) tümörler ve memede kısmi yanıt alan hastalar koltuk altı ve bölgesel nükse daha yatkın; bu hastalarda tedavi planı ve izlem daha dikkatli kurulmalıdır.

Bu bulgular genel bir bilgidir. Koltuk altına nasıl bir cerrahi uygulanacağı; hastalığın evresi, tümör tipi ve tedaviye yanıta göre multidisipliner kurulda kişiye özel belirlenir.

Tam metin PDF’i indir

Doç. Dr. Ebru Şen
YAZAR

Doç. Dr. Ebru Şen

Genel cerrahi uzmanı; ilgi alanı meme cerrahisidir. İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ile İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Medical Park Hastanesi'nde hasta kabul etmektedir.

Bu konuda okuyun